25 Ekim 2013 Cuma

dizi: don't trust the b---- in apartment 23

afili bir tanım yaparak dikkat çekeyim istiyorum amma zavallı kelime dağarcığım, bu diziyi anlatmaya çalışırken adeta cücükleşiyor sevgili okuyucu. o yüzden gel bodoslama konuya dalalım.


senaryo yazarları oturmuş, kendi boyundan büyük umutlarıyla büyük şehre gelen köylü güzeli june ile lakabının hakkını veren azılı bitch chloe'yi ev arkadaşı yaparsak nasıl bir dizi ortaya çıkar diye düşünmüşler ve hayata geçirmişler.

olmuş mu? bombastik olmuş!

***


chloe, bitch kelimesinin sözlükteki birebir karşılığı. kendinden başka kimseyi düşünmeyen, istekleri doğrultusunda hesapsız yaşayan, moral değerleri donuna sokup toz pembe çıkaran, bir o kadar da eğlenceli parti kızı. ken'sini krysten ritter canlandırıyor.


june ise chloe'nin tam tersi. sorumluluklarına bağlı ve düzenli bir ahlak kumkuması. sık sık chloe'nin ekşınlarına maruz kalsa da özünde tam bir brokoli sasılığında. ken'sini dreama walker canlandırıyor.


james van der beek ise james van der beek. chloe'nin kankası, hala dawson's creek'in ekmeğini yiyen, o zamanlardan kalma ününü çeşitli şekillerde değerlendirmeye çalışan kişi.


mark, june'un farklı sektörlerde de olsa hep iş arkadaşı. yüzünü görme şerefine nail olamadığımız şirret kız arkadaşına rağmen june'a umutsuzca yanık. ken'sini eric andre canlandırıyor.


eli, sapık karşı komşu. sürekli pencere önünde yaşıyor izlenimi vermesinin yanı sıra, yeri geldiğinde chloe'nin suç ortaklığı görevini başarıyla yürütüyor. ken'sini michael blaiklock canlandırıyor.


luther, james'in asistanı, edebiyat aşığı, chloe ekşınlarının mağdurlarından. ken'sini ray ford canladırıyor.

***

nötler:

* eğer 2 broke girls'ü izleyip sevdiyseniz bu diziye bayılacaksınız, hatta 2 broke girls sıkıcı bile gelecek.

 * maalesef bu dizi de amarikan muhafazakarlığına kurban gidip iptal edilenlerden. zaten abc yetkilileri iptal için ellerinden geleni yapmışlar sanıyorum, zira yayın sıralamasındaki abartılı karışıklığa başka bir sebep bulamadım. eğer diziyi izleyecek olursanız şo ekşisözlük entarisini dikkate almanızı öneririm.

***

siz de chloe'yle birlikte 20 dakikalığına hayatı donunuzda sallamak istiyorsanız, diziyi online olarak izlemek için şoraya ışınlanınız.

8 Ekim 2013 Salı

dizi: the new normal

el emeği göz nuru capslerimi tıvitir'da paylaşıp, taymlaynınıza ettiğim tecavüzün sadece o kadarcıkla sınırlı kalmayacağını bilmeliydiniz cancanlar.

gün, bryan ve david aşkına; bravid'e tanıklık etme günü! ♥♥♥

***



bebek sahibi olmaya karar veren eşcinsel bir çiftin, taşıyıcı anne ve ailesiyle birlikte genişleyen yaşamlarını anlatan, bebek sahibi olmaya giden süreç içerisinde de aile kavramını ve onu oluşturan etmenleri sorgulayan bir dizi the new normal.

yapımcılığını glee, nip/tuck, american horror story gibi yapımlardan tanıdığımız ryan murphy, ali adler'la birlikte üstlenmiş.

karakterlere gelirsek...

bir adet diva tribindeki tv yapımcısı ve yönetmen bryan collins
bir adet planlı ve programlı jinekolog david sawyer
bir adet ayaklı kuluçka makinesi goldie clemmons
bir adet sahip olduğu ilginç bilgiler, hobiler ve denişik taklitlerle zeka küpü shania clemmons
bir adet geylere yönelik borazan üfleyenler, salam tüttürenler gibi kreatif lakaplar kullanan, ırkçı büyükanne jane forrest a.k.a nana
bir adet yarı drag yarı zürafa asistan rocky rhoades

***

her bir karakteri ya da bölümü uzun uzun açıklayarak, yayınlandığı dönemde her yeni bölümünü izlemek için nasıl yalvardığımı ya da senesi dolmadan tüm bölümleri tekrar izlediğimi anlatabilirdim ama onun yerine şu sahne görselini koymayı tercih ederim.



romantizmin hasosu, mıncırıklığın tepe noktası resmen. sonra vay efendim ben neden yuva kurup çocuk sahibi olmak istiyorum?! [tabii çocuk büyüyüp "baba benim annem kim?" diye sorduğunda "senin annen bir yumurtaydı yavrum." açıklamasını yeterli bulmayacağını düşündüğümden vazgeçiyorum.] insanın kurgu da olsa böyle güzel örnekleri görünce içi durur mu?

***

amarikan muhafazakarlığına kurban giden dizimiz maalesef birinci sezonun sonunda iptal oldu. bu yüzden hoppala paşam, malkara keşan tadında, tüm düğümün çözüldüğü bi final bölümü izledik. glee'den tecrübe ettiğimiz kadarıyla ryan murphy sezonlar ilerledikçe konuyu dağıtıp saçmalama potansiyeline sahip fekat ben bu kocaman ailenin, bebek büyüdükçe toplumda alacağı yeri ve daha önce isimleri geçip cisimleri görünmemiş [bryan'ın 4 erkeksi erkek ve 1 erkeksi kız kardeşi gibi] karakterlerin diziye dahil oluşlarını görmek isterdim. en az 3 sezon olmalıydı yani.

eğer bu uzun, dağınık ve sıkıcı yazı diziye karşı merakınızı hala öldürmediyse, online olarak izlemek için şoraya ışınlanınız.

***

nötler:

* bryan collins karakteri ryan murphy'ye ait otobiyografik özellikler taşımakta.

b(ryan) da, murphy gibi katolik bir ailenin oğlu.
ryan murphy, david miller'la evli ve logan phineas miller adında bir oğulları var.
bryan'ın yapımcısı olduğu dizinin adı sing! ve tahmin edilebileceği üzere dizi glee benzeri.

* dizinin yayın sıralamasında sonlara doğru bir karışıklık var. 7 ve 8. bölümler arasında 18. bölümü izlerseniz problem olmuyor.

* ayrıca dizinin çevirmeni jennifer'a da kendi çapımda bir teşekkürü borç bilirim. ufak tefek hatalar dışında [detaylarla deliren kalbim.mp3] gayet başarılıydı.

1 Ekim 2013 Salı

dizi: queer as folk

bi kere yazacağım dedim ya içime dert oldu hani.
illa bahsetmem lazım.


bitirmemin üzerinden bi miktar zaman geçtiğinden detaylar canlı olarak aklıma diil ama cümlelerimi toparlamaya çalışacağım.


***


dizinin menşei ingiltere fekat biz amarikan versiyonu üzerinde duracağız tabii.




bir grup pittsburg'lü eşcinselin hayatı içerisinde, seks, uyuşturucu kullanımı, aids, eşcinsel birlikteliklerin eşcinsel ve heteroseksüel açıdan algılanışının 5 sezonluk hikayesi diyebiliriz özetle.

karakterlere gelecek olursaaak...

brian kinney: asi çocuk. mikey'nin kankası, justin'in biricik erkeği. hareket eden her şeyle çiftleşebilme yeteneğine sahip, genelde kendi çıkarları peşinde koşan ve ahlaki değerleri tartışılır bir karakter.

michael novotny: mahalledeki efendi oğlan. brian'ı doğru yolda tutmaya çalışan iyilik meleği, anasının kuzusu, düzenli ilişki adamı.

justin taylor: atarlı ergen. istediklerine sahip olmak için elinden geleni yapan ve en büyük isteği de brian olan sarışın.

lindsay peterson: araya sos niyetine serpilmiş lezbiyen çiftin naif parçası. anne, ev hanımı, brian'la aralarında hem duygusal, hem fiziksel bir bağ var.

melanie marcus: lezbiyen çiftin haşin parçası. aktivist, avukat, brian'la tek ortak noktaları ikisinin de birbirinden nefret ediyor olmaları.

ted schmidt: brokoli kadar sası bir karakter. ilgisizliğin insanı tahrip ediciliğine güzel bir örnek.

emmett honeycutt: şehirli ışıltısının yanında taşralı saflığını da koruyabilmiş, en az kıyafetleri kadar renkli bir karakter. bayılınası.

debbie novotny: başta michael olmak üzere çevresindekilerin anası. ağzı bozuk bir aktivist.

ben bruckner: tam bir aile babası, uzak doğu felsefesiyle harmanlanmış entelektüel ve sporcu kişilik.


burası tespit ve eleştirilerin geldiği bölüm.


***spoiler içerebilitesi var***


* genel olarak bakarsak dizinin içeriğinde göze çarpan en temel şey seks, aşırı doz seks. hatta bazı seks sahnelerini izlerken sadece bölümü doldurmak için konduğunu hissediyosunuz. bunun yanında heteroflexible [hetero-esnek mi deseydik aceba?] tiplerin varlığı da dizinin doğallığını bozan etmenlerden biri. öyle umumi helada karşılaştığın her erkekle, 2 kaş göz hareketi sonrası kabinde halvet olunan bir dünya yok maalesef.

* neredeyse her gece, kulübe eğlenmeye giden fekat ertesi gün gayet janti bir şekilde hayatlarına devam eden insanların varlığı. bunu dizide sıradanlaştırılan uyuşturucu kullanımıyla birleştirirsek, normalde insanın 1 haftada perte çıkacağını düşünebiliriz ama yok. hepsi turp gibiler maşallah.

* bir de moda. dizi 2000-2005 yılları arasında yayında olduğu için kıyafetler ve aksesuarlar doğal olarak dönemin modasını yansıtıyo. e yıl olmuş 2013, o demode şeyler gözümü tırmalıyo haliyle. ama emmett'in bir bölümde giydiği şeffaf göğüs pencereli siyah kazak favorimdi heheh.

2 ekim tarihli edit büdüt: hele ilk sezon brian'ın o inek gibi ortadan ayırdığı saçları... arghhh... ilerleyen sezonlarda düzelmişti ama o da ne? son sezon yine benzer bir ortadan ayırma operasyonu! -_-

* e hiç mi bir şey beğenmedin eso beso? derseniz el cevap: müzikler. şorada bölümlerde kullanılan müziklerin listesini bulabilirsiniz.

* son olarak ilk defa mini minnak bir kezbanken görüp etkilendiğim 3. sezon finalinden bir kare:


bu da s02e04'teki onur yürüyüşünde taş gibi bir drag olup beni hayretlere gark eden michael:



*** spoiler içerebilitesi var***

eşcinsel kültüre dair, yerel olmasa da evrensel anlamda bir şeyler öğrenmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bu diziyi online olarak şoradan izleyebilirsiniz.