illa bahsetmem lazım.
bitirmemin üzerinden bi miktar zaman geçtiğinden detaylar canlı olarak aklıma diil ama cümlelerimi toparlamaya çalışacağım.
***
dizinin menşei ingiltere fekat biz amarikan versiyonu üzerinde duracağız tabii.
bir grup pittsburg'lü eşcinselin hayatı içerisinde, seks, uyuşturucu kullanımı, aids, eşcinsel birlikteliklerin eşcinsel ve heteroseksüel açıdan algılanışının 5 sezonluk hikayesi diyebiliriz özetle.
karakterlere gelecek olursaaak...
brian kinney: asi çocuk. mikey'nin kankası, justin'in biricik erkeği. hareket eden her şeyle çiftleşebilme yeteneğine sahip, genelde kendi çıkarları peşinde koşan ve ahlaki değerleri tartışılır bir karakter.
michael novotny: mahalledeki efendi oğlan. brian'ı doğru yolda tutmaya çalışan iyilik meleği, anasının kuzusu, düzenli ilişki adamı.
justin taylor: atarlı ergen. istediklerine sahip olmak için elinden geleni yapan ve en büyük isteği de brian olan sarışın.
lindsay peterson: araya sos niyetine serpilmiş lezbiyen çiftin naif parçası. anne, ev hanımı, brian'la aralarında hem duygusal, hem fiziksel bir bağ var.
melanie marcus: lezbiyen çiftin haşin parçası. aktivist, avukat, brian'la tek ortak noktaları ikisinin de birbirinden nefret ediyor olmaları.
ted schmidt: brokoli kadar sası bir karakter. ilgisizliğin insanı tahrip ediciliğine güzel bir örnek.
emmett honeycutt: şehirli ışıltısının yanında taşralı saflığını da koruyabilmiş, en az kıyafetleri kadar renkli bir karakter. bayılınası.
debbie novotny: başta michael olmak üzere çevresindekilerin anası. ağzı bozuk bir aktivist.
ben bruckner: tam bir aile babası, uzak doğu felsefesiyle harmanlanmış entelektüel ve sporcu kişilik.
burası tespit ve eleştirilerin geldiği bölüm.
***spoiler içerebilitesi var***
* genel olarak bakarsak dizinin içeriğinde göze çarpan en temel şey seks, aşırı doz seks. hatta bazı seks sahnelerini izlerken sadece bölümü doldurmak için konduğunu hissediyosunuz. bunun yanında heteroflexible [hetero-esnek mi deseydik aceba?] tiplerin varlığı da dizinin doğallığını bozan etmenlerden biri. öyle umumi helada karşılaştığın her erkekle, 2 kaş göz hareketi sonrası kabinde halvet olunan bir dünya yok maalesef.
* neredeyse her gece, kulübe eğlenmeye giden fekat ertesi gün gayet janti bir şekilde hayatlarına devam eden insanların varlığı. bunu dizide sıradanlaştırılan uyuşturucu kullanımıyla birleştirirsek, normalde insanın 1 haftada perte çıkacağını düşünebiliriz ama yok. hepsi turp gibiler maşallah.
* bir de moda. dizi 2000-2005 yılları arasında yayında olduğu için kıyafetler ve aksesuarlar doğal olarak dönemin modasını yansıtıyo. e yıl olmuş 2013, o demode şeyler gözümü tırmalıyo haliyle. ama emmett'in bir bölümde giydiği şeffaf göğüs pencereli siyah kazak favorimdi heheh.
2 ekim tarihli edit büdüt: hele ilk sezon brian'ın o inek gibi ortadan ayırdığı saçları... arghhh... ilerleyen sezonlarda düzelmişti ama o da ne? son sezon yine benzer bir ortadan ayırma operasyonu! -_-
* e hiç mi bir şey beğenmedin eso beso? derseniz el cevap: müzikler. şorada bölümlerde kullanılan müziklerin listesini bulabilirsiniz.
* son olarak ilk defa mini minnak bir kezbanken görüp etkilendiğim 3. sezon finalinden bir kare:
bu da s02e04'teki onur yürüyüşünde taş gibi bir drag olup beni hayretlere gark eden michael:
*** spoiler içerebilitesi var***
eşcinsel kültüre dair, yerel olmasa da evrensel anlamda bir şeyler öğrenmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bu diziyi online olarak şoradan izleyebilirsiniz.
3 yorum:
Siz tavsiye edersinizde ben izlemez miyim hiç??? :)
Bana "sex and the city" i çağrıştıran bu dizinin methini "O gay" Beyefendi den okuyup kısa zaman önce izlemeye başlamıştım sizden de okuyunca bitirmek farz oldu.
Mrs. Jackson
dizi sonrası yorumlarınızı da bekleriz efenim. ^^
Demek ki dikkatleri çekecek yerler hemen hemen aynıymış. Drag Queen olan mikey <3 3. sezon finali sonrası yetişmeyen peçetenin yerini alan kağıt havlu <3 Ha bi de aynı sezonda eşcinsel olmaktan gurur duyma şeysi de yaşanıyor. Tabi en önemlisi o kadar eğlenceye, uyuşturucuya sabah turp gibi kalkıp güzeller güzeli dolaşmak <3 Üstüne tabi bir de başarılar felon.
Bunların yanında Brian'ın her yeri güzeldi çenesi hariç. :D Çenesi hep bi gözüme battı. :D Ben ne kadar çirkin bi adam. :( Tabi benim de favori karakterim Emmet. Işıl ışıl olması cesur olmasını engellememiş. Ha bi de Justin var ki onun da biraz kıskanılabilitesi yüksek bahsetmiyorum. :D Yaa ne kadar ütopik olsa da içimi eriten lan böyle bir hayatımız olsaydı keşke dedirten diziydi. :(
Çeyrek kadarı da olurdu, hatta yarımına da razı gönül ama nerdeeğğ.
Yorum Gönder